banner141
Öne Çıkanlar kış maaş kılıçtaroğlu KIZKALESİ Gülen

Virüs mü, açlık mı?

Vaka sayılarının hızla arttığı Mersin’de sabahın erken saatlerinde minibüslere doluşan tarım işçilerine iki seçenek sunuluyor; “Ya açlık ya hastalık." 50 cm kadar küçük bir alana 2-3 kişi sıkışmak zorunda kalan tarım işçilerinin, salgının başladığı günden bugüne kadar kaç kez sağlık kontrolünden geçirildiği ise merak konusu oldu. GİŞDER Başkanı Abdülselam Kutlu, “Taşımada bu mesafe sıfıra iniyor” diyerek acilen çözüm üretilmesini istedi.

Virüs mü, açlık mı?

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıkladığı tam kapanma kararına rağmen bugüne kadar alınmayan önlemlerden dolayı tarım işçileri aylardır tarlalara sırt sırta yolculuk yapıyor.

Güvencesiz İşçiler Derneği (GİŞDER) Başkanı Abdülselam Kutlu’dan ‘yok’ sayılan tarım işçilerini  ‘ya hastalık ya da açlık bekliyor’ tepkisi geldi. Kutlu, koronavirüs tedbirleri kapsamında tarım işçilerinin sosyal mesafeli yolculuk yapabilmeleri için ikinci bir araç tahsis edilmesi için mücadele ettiklerini vurguladı.

Tüm dünyayı etkisi altına alan Covid-19 Pandemisi, gelişmiş ülkeler de dahil olmak üzere, tüm ülkeleri ekonomik ve sosyal olarak kasıp kavurmaya devam ediyor. Bu anlamda, çocuk işçiler ve mevsimlik gezici tarım işçileri gibi toplumun en kırılgan grupları, bu süreçten nasibini en çok alanlar arasında yer almayı sürdürüyor. İMECE Gazetesi olarak Mersin’de tarım işçilerinin pandemi sürecindeki çalışma koşullarını araştırdık. Güvencesiz İşçiler Derneği Başkanı Abdülselam Kutlu, çalışan tarım işçilerinin sırt sırta yolcukları yaptıklarını belgelediklerini açıkladı.

“50 CM’LİK KOLTUĞA 2-3 KİŞİ OTURUYOR”

Mevsimlik tarım işçilerinin çalışma koşullarının hiçbir zaman düzelmediğini ve pandemide bile en çok etkilenen kesimlerden biri olduğuna dikkat çeken Kutlu, “Biz her gün mevsimlik tarım işçileri ile görüşüyoruz ve içinde bulundukları durumu da gözlerimiz ile görüyoruz. Bugün eğer ki 2 servis ayarlanmazsa 30-35 kişi evinde kalmak zorunda kalacak. Araç bulunmazsa belki de bütün işçiler işsiz bir şekilde evde kalacak” diye konuştu.

Yetkililer tarafından alınmaya çalışılan önlemlerin de hiç başarılı olmadığını söyleyen Kutlu, “Başarı sıfır. Şuan bile koltukları 50 cm düşünürsek, 50 cm’ye 2 veya 2,5 kişi düşüyor. Böyle bir ortamda sosyal mesafeden, maskeden bahsediyoruz. Mevsimlik tarım işçilerinin çalışma alanlarında mesafe olabiliyor ama taşımada bu mesafe sıfıra iniyor. Araçlara biniyorlar sır sırta. Diyelim ki 35 kişinin 5’i Covid-19 kaptı. 5 kişi araca binse zaten hepsi birbirine yayıyor ve bu insanların her biri bir mahallede eve giriyor ve 1 ayda binlerce insana bulaşabiliyor virüs” diyerek halk sağlığının güvenceye alınması için önlemlerin sıkı tutulması çağrısı yaptı.

ALINAN TEDBİRLER KAĞIT ÜZERİNDE Mİ KALDI?

Kalkınma Atölyesi, Covid-19 salgınında mevsimlik gezici ve göçmen tarım işçilerine ve onların çocuklarına ilişkin gelişmeleri izleme-belgeleme çalışması olan "Salgında Ötelenenler"i yayınlamıştı. Kalkınma Atölyesi, rapor için 30 Mart – 2 Haziran 2020 tarihleri arasında 67 gün izleme çalışması yürüttü. İzleme çalışması, Covid-19 salgını süresince mevsimlik gezici tarım işçilerinin ve onların çocuklarının yaşam ve çalışma koşullarının değişmediğini söylüyor. Onlar için değişen tek şeyin salgın nedeniyle daha fazla gündeme gelmek olduğu söylenen rapor şöyle devam etti:

“Ne var ki 2020 Haziran itibariyle yani ülkenin ‘yeni normale’ dönüşüyle birlikte kamuoyu ve medyanın mevsimlik tarım işçilerinin insan haklarına ilişkin birkaç aydır süren hassasiyeti de ‘eski normale’ döndü. Tarım aracıları görüşmeleri ile toplanan veriler, 2020 Mart-Nisan ayları süresince birbiri ardına alınan kararlara karşın, tarım alanlarında ve çadır yerleşimlerindeki mevcut şartların mevsimlik tarım işçileri ve onların çocukları için değişmediğine ışık tuttu.

Tüm bunlar ‘alınan kararlar ve tedbirler kağıt üzerinde mi kaldı?’ sorusunu akıllara getirdi. Halihazırda yaşam, güvenli ulaşım, insanlık onuruna yakışır, yeterli bir yaşam standardına sahip olma ve güvenli barınma koşulları, insana yakışır, adil ve uygun işte çalışma, ekonomik sömürüden korunma, sosyal güvenlik, sağlık, eğitim, ayrımcılıktan ve şiddetten korunma hakkı ihlal edilen mevsimlik gezici tarım işçisi ailelerdeki yetişkinler ve çocukların hayatları Covid-19 salgını süresince değişmedi, iyileşmedi.

Tam tersine gelir kaybı yaşayan, işsiz kalan, hastalığa yakalanan, daha fazla çalışan, çocuk emeğine daha çok ihtiyaç duyan ve daha da yoksullaşan bu aileler salgından her anlamda en çok etkilenenler ve hak kaybına uğrayanlardan oldular."

SES EŞBAŞKANI GÖNCÜ, “FOTOĞRAF HER ŞEYİ ÖZETLİYOR”

Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Mersin Şubesi Eş Başkanı Özge Göncü, “Nerede ve nasıl çekildiği net olmasa da, bu fotoğraf sağlıklı hayat sürme hakkının kime tanındığının, kimlerin güvenceli bir hayat sürmeye daha çok hakkı olduğunun kanıtı adeta. Pandemi süresince, 'pandemi önlemleri' ya da 'kapanma' adı altında alınan önlemlerin yeterli olmadığını, tüm çalışanların istisna tanınmaksızın bu kapsama alınması gerektiğini anlattık. Tam kapanma denen şey, bütün hayatın en az tam gözlem süresi olan 14 gün hayatın durması şeklinde olması gerektiğini anlattık. Karar vericiler görmek istemediğinde güvencesizler görünmez ve hastalığa yakalanmaz olmuyor maalesef. Onun için tekrarlıyoruz: Herkes için nitelikli, anadilde, ulaşılabilir ve parasız sağlık hizmeti, temel bir haktır!” diye görüşlerini ifade etti.

HABER: Ayşenur ÖNAL – Seren SABUNCU

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner158