Geçenlerde İYİ Parti Ankara milletvekili ilahiyatçı Halil İbrahim Oral Kemal Kılıçdaroğlu’nun Alevi olmasından dolayı Sünnilerin oy vermeyeceklerine dair yaptığı açıklama gündeme bomba gibi düştü.

Meral Akşener Sakarya’da Kemal Kılıçdaroğlu’ndan özür diledi ve milletvekili disipline sevk edildi.

Daha sonra Halil İbrahim Oral Kemal Kılıçdaroğlu ile baş başa görüşerek özrünü beyan etti.

Bu açıklamayla birlikte arka kapıdan İYİ Partinin Kemal Kılıçdaroğlu’nun adaylığına karşı olduğu ve bunu söz konusu milletvekiline açıklattığı konuşulmaya başlandı.

Şimdi bu açıklamayı Cumhur ittifakı ortakları yapsaydı belki bu kadar gürültü kopmayacaktı.

Bunu İYİ Partili bir milletvekili yapınca tabi ki dikkat çekti.

Hâlbuki CHP seçimlerde İYİ Partiye 15 milletvekili vermeseydi o milletvekili şu an Meclis’te olmayacaktı.

Seçimlere bile giremeyen bir partinin yaşama şansı ise bugünkü siyasi konjektörde mümkün değil.

Peki, bu milletvekili neden böyle bir açıklama gereği duydu?

Altılı masa çözüm önerileri üretirken, İYİ Partinin oy oranı hızlı bir şekilde artarken bu ne perhiz bu ne lahana turşusu?

Ben daha önceki yazılarımda Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanı adaylığın da mezhebinin gündeme geleceğini ve bunu iktidarın kullanacağını yazmıştım, hem de bir kaç kere.

Ama bu sefer taş uzaktan değil, yakından geldi.

Uzaktan gelen taş teğet geçebilir ama yakındaki yaralar.

Bu arada Kılıçdaroğlu’nu tebrik ediyorum.

Yapılan bu absürt açıklamaya rağmen tek bir cümle konuşmadı.

Bu öyle yaralayıcı bir söylemdi ki belki 6’lı masayı bile dağıtabilirdi.

Ama Meral Akşener’in Kılıçdaroğlu’ndan özür dilemesi ve milletvekilini derhal disipline sevk etmesi ortamı biraz olsa yatıştırdı.

Önümüzdeki günlerde disiplin sürecinin nasıl sonuçlanacağını hep birlikte göreceğiz.

Bir insanın ırkını mezhebini seçmesi kendi iradesiyle olacak şeyler değildir.

Annesi ve babasından gelen bir durumdur.

Mesela bir Kürt vatandaşımızın ben ırkımı bırakıyorum Türk olacağım demesi mümkün mü?

Vatandaşlık bağı bu konunun dışındadır.

Anayasamıza göre şu anda Türkiye’de yaşayan bütün vatandaşlar Türk kavramına tabidir ve eşit vatandaşlık bağı ile memleketimizin öz evlatlarıdır.

Türkiye ne yazık ki bu mezhep çatışmalarından çok çekti.

Kahramanmaraş, Çorum, Sivas ve Malatya’da bu tür katliamlar çok cana mal oldu.

Hala aynı kafayla yapılan bu söylemler ülkeye hiç fayda getirmez.

Ama ben burada Kılıçdaroğlu’nun adaylığı konusunda bir şerh koymak istiyorum.

Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanı aday olmak için çok istekli olduğunu artık hepimiz biliyoruz.

Kılıçdaroğlu aday olursa iktidarın bu mezhep meselesini sürekli gündeme getireceğini de biliyoruz.

Son zamanlarda Kılıçdaroğlu gündemi belirleyen bir aktör olarak öne çıktığını görüyoruz.

Ama 6’lı masadan Kılıçdaroğlu aday olarak çıkar mı o konudan şüpheliyim.

Hem 6’lı masada hem de CHP içerisinde Kılıçdaroğlu ile seçimlerin kazanılamayacağı yönünde ciddi eleştiriler var.

2023 seçimleri şimdiye kadar yapılan seçimlerin en önemlisi bence.

Çünkü bu seçim sadece bir kişi meselesi olmaktan öte rejimin oylanmasıdır.

Ya mevcut partili cumhurbaşkanlığı sistemi devam edecek veya güçlendirilmiş parlamenter sistem gelecek.

Şayet Cumhurbaşkanlığı kaybedilirse daha sonra yapılacak seçimlerde kazanılan birçok belediye elden gidebilir.

Onun için 6’lı masa adayını çok iyi belirlemeli ve altın vuruş yapabilecek bir adayla halkın karşısına çıkmalıdır.

Bu işin mezhebi, ırkı olmaz kazanma ihtimali en yüksek aday tercih edilmelidir.

Tespit edilecek adayın muhafazakâr ve Kürt seçmenden oy alabilecek vasıfta biri olması lazım.

Şu anda potansiyel adaylar arasında bu vasıfta olanlar var.

Belki şimdi bir belediye başkanını kaydedebilirsiniz ama Cumhurbaşkanlığını kaybederseniz zaten o belediyeyi ilk seçimde kaybetme olasılığınız çok yüksek.

Onun için öncelikli olan Cumhurbaşkanlığını kazanmak olmalı.

Belki bir belediyeyi feda edersiniz ama Cumhurbaşkanlığını kazanırsanız tekrar o belediyeyi almanız mümkün olabilir.

6’lı masa tüm bu artı ve eksileri değerlendirerek adayını belirlemeli.

Ama şurası kesin ki İktidar özellikle Kılıçdaroğlu’nun aday olmasını istiyor.

Belki de bu sayede tekrar seçimi kazanacaklarını düşünüyor.

Buda benim kafamı karıştırıyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.