Uykunun günlük stres ve duyguların işlenmesinde güçlü bir şekilde rol oynadığı yaygın olarak kabul edilmektedir. Bilimsel literatür, uykunun günlük yaşamda duygusal stresle başa çıkma yeteneğimiz için nasıl gerekli göründüğünü göstermiştir. Uyku kaybı ve uykusuzluğun duygusal tepkiselliği ve sosyalleşmeyi etkilediği bulunmuştur. Uykunun etkisi, psikomotor, duyusal-motor ve bilişsel düzeyler gibi çeşitli işlev düzeylerinde iyi belgelenmiştir; ancak, duygusal etkiler daha az açıklayıcıdır.
Bununla birlikte, genel olarak, olumlu olaylara verilen tepkiler genellikle bastırılırken, olumsuz duygulara verilen tepkinin önemli ölçüde arttığı belgelenmiştir. Bir uyku yoksunluğu çalışması, pozitif uyaranlara verilen yanıtın, negatif ve nötr uyaranlardan alınan yanıta göre daha hızlı olduğunu buldu. Diğer çalışmalar bunu doğruladı ve uyku kaybının düşük stresli durumlara yanıt olarak öznel stres, kaygı ve öfke raporlarını artırdığını ve olumsuz uyaranlara karşı dürtüselliği artırdığını gösterdi. Dikkat çekici bir şekilde, dürtüsellik saldırgan davranışla ilişkilidir – uyku yoksunluğuyla ilişkili bir eğilim.

Uykunun kesilmesi veya kesilmesi, birçok psikiyatrik bozukluk için hem bir semptom hem de bir risk faktörüdür. Çocuklar ve genç yetişkinlerle yetersiz uyku, sinirlilik, saldırganlık ve hayal kırıklığı duygularının yanı sıra kafa karışıklığı, öfke ve depresyon olaylarını artırır.
Uyku bozuklukları, iyi olma duygusunu engeller ve depresyon gibi duygudurum bozukluklarının gelişimini ve prognostik sonuçlarını etkileyebilir. Sağlıklı uyku, fonksiyonel beyin aktivitesini ve uyarlanabilir işlemeyi onarır. Duygusal tepkiselliğin ve korkuya verilen tepkilerin alevlenmesinin yanı sıra uyku, olumsuz bir bakış açısı ve artan kaygı düzeyleri yaratabilir. Toplu olarak, araştırmalar, özellikle denekler genel olarak kaygıya yatkınsa, uyku yoksunluğunun gelecekteki olaylar hakkında endişeyi artırdığını göstermektedir.  Uyku kaybı aynı zamanda azalmış empati ve duygusal tanıma ile ilişkilidir; bu nedenle, yetersiz uyku, bir ilişkideki ortaklar arasındaki anlayışı azaltabilir ve çatışma potansiyelini artırabilir. Azalan empati ve empatik doğruluk, aynı zamanda, artan yanlış iletişim seviyeleri ve çatışma sırasında misilleme eğiliminin artmasıyla da ilişkilidir. 


Uyku sırasında vücut kendini şarj eder. İyi bir uykunun arkasından vücut dinç ve enerjiktir. Tabi bunun tersi de doğru; uykusuz gecelerden sonra piller tam şarj olmamış demektir. Bu durumda vücudumuz ihtiyacı olan enerjiyi karşılamak için neye ihtiyaç duyar? Daha fazla yemeğe! Uykusunu almış kişiler daha az gıda ile beslenirken uykusuz insanlar daha fazla yemek yeme ihtiyacında olur. Bu nedenle iyi bir uyku en güzel diyettir. Uykunun küçümsenemez bir diğer özelliği de yaşlanmayı geciktiriyor olması. Gece boyunca insan vücudu melatonin ve büyüme hormonu salgılamaktadır. Bu hormonlar fiziksel görüntümüzü etkiler. En çok salgılandığı saatler gece yarısı civarıdır. Bu nedenle kırışıklıklarla savaşmak için akşam 10'dan sabah 6-7'ye kadar uyumak gerekir. Yorgun ve zor geçmiş bir günün ardından vücut uykudayken kendi kendini şarj edebildiği, yorgunluğu giderebildiği gibi yaraları da iyileştirir. Vücutta iyileşmesi gereken yaralar varsa, uyku iyi bir ilaçtır.
Uykunun günlük stres ve duyguların işlenmesinde güçlü bir şekilde rol oynadığı yaygın olarak kabul edilmektedir. Bilimsel literatür, uykunun günlük yaşamda duygusal stresle başa çıkma yeteneğimiz için nasıl gerekli göründüğünü göstermiştir. Uyku kaybı ve uykusuzluğun duygusal tepkiselliği ve sosyalleşmeyi etkilediği bulunmuştur. Uykunun etkisi, psikomotor, duyusal-motor ve bilişsel düzeyler gibi çeşitli işlev düzeylerinde iyi belgelenmiştir; ancak, duygusal etkiler daha az açıklayıcıdır.


Uyku, öğrenmeyi, hafızayı, fiziksel iyileşmeyi, metabolizmayı ve bağışıklığı etkileyen insan işlevi ve bilişinde önemli bir rol oynadığı artık neredeyse herkes tarafından bilinmektedir. Bunun için, uyuyarak rahatlayalım, uyuyarak dinlenelim, uyuyarak sakinleşelim, uyuyarak güzelleşelim ve uyuyarak iyileşelim

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.