banner41

Öğretmen yalvarmaz,

Öğretmen boyun eğmez,

Öğretmen el açmaz,

Öğretmen ders verir.

Fakir Baykurt ne kadar da doğru anlatmış öğretmenlik mesleğini…

Öğretmenliğin onurlu bir meslek olduğuna önemli bir vurgu yapmış…

Şimdilerde sık sık karşılaştığımız manzaralara inat,

Geçmişten günümüze ışık tutarcasına,

Ne de güçlü seslenmiş meslektaşlarına…

Öğretmenlik yapmaktan çok öğretmen olmak meselesi aslında,

Öğretmen gibi yaşamak,

Toplumu aydınlatmak, topluma yol göstermek, önder olmak,

Verilen vazifeyle yetinmeyip, yaşamlarına dokunabilmek çocukların…

Ulu Önderimiz Atatürk’ün ‘Cumhurbaşkanı olmasaydım öğretmen olurdum’ diyerek önemini vurguladığı ve ‘İrfan Ordusu’ diye nitelendirdiği bir meslek grubundan bahsediyorum…

Yeni nesillerin onların elinde şekillendiği…

İtibarlı,

Toplumun önde gelenlerinin oluşturduğu,

Eğitimin temel taşları öğretmenlerden…

Her insanın hayatında, onda iz bırakan bir öğretmeni olmuştur.

Genellikle ardından iyi sözlerle anılan,

Ana gibi baba gibi bir kalplerde yer eden…

Şimdilerde ise yolunda gitmeyen durumlar var…

İtibarını kaybetmiş ve gün geçtikçe de kaybetmeye devam eden bir meslek haline gelmiş öğretmenlik…

Toplumda yaşanan yozlaşmayla birlikte,

Eğitim ne kadar önemini kaybetmiş ise,

Öğretmenlikte o kadar değersizleşmiş ve itibar kaybına uğramış…

Hayata değer katanlara verilen değerin yok olup,

Hayattan kazanç sağlayanların değerinin arttığı, çıkar toplumu haline geldikçe,

İnsanların değeri de gelir düzeyi ile ölçülmeye başlanmış…

Öğrencilerine gelecek hayalleri kurduran,

Topluma hoşgörüyü ve sevgiyi aşılayan,

Doğruluktan, adil olmaktan bahseden,

Ahlaklı olmanın, kültürlü olmanın en büyük zenginlik olduğunu vurgulayan öğretmenlere,

Toplumda verilen değerin aldığı ücretle ölçülmesi de yaşanan yozlaşmanın bir sonucudur.

Diğer açıdan bakıldığında ise,

Öğretmenler yoksulluk sınırının da altında bir ücretle çalıştırılmaktadır.

Ücretli öğretmenler ise asgari ücretin de altında bir ücretle çalıştırılmaktadır.

Yani alın terlerinin karşılığı olan ücretin çok daha azına mecbur bırakılmaktadırlar…

Paranın satın alma gücünün gün geçtikçe azaldığı bir dönemde,

Öğretmenlerin yaşadığı geçim sorunları,

Mesleki kaygılarının da önüne geçmektedir.

Öğretmenler yaşam standartlarını arttırabilmek adına ek iş yapmak zorunda kalmaktadır.

Basit bir hesaplama ile,

Öğretmenlerin aldıkları ücretlerin geçen süre zarfında yaşadığı değişime bakalım.

Bundan 21 yıl önce yani 2001 yılı Ocak ayında bir öğretmen (9/1) maaşı ile yaklaşık 25 adet çeyrek altın alınırken,

2022 yılı Nisan ayında bir öğretmen (9/1) maaşı ile yaklaşık 5 adet çeyrek altın alabilmektedir.

Geçen sene 1 TL olan somun ekmeğin, bugün 3 TL olduğunu düşündüğümüzde geçen sene ortalama olarak 6 bin TL ücret alan öğretmenlerin bu senenin ilk 6 ayı enflasyon artışları da düşünüldüğünde en az 18 bin TL ücret alması gerekmez mi?

Öğretmenlerin ve tüm eğitim çalışanlarının enflasyonun altında ezdirilmesi, onların yaşamlarına doğrudan müdahale etmek değil midir? Eğitimin temel taşı olan öğretmenlere reva görülen yaşam kalitesi, eğitime verilen önemin de bir göstergesi değil midir?

İleri toplumlarda, eğitime verilen değer aynı zamanda zenginliğinde göstergesidir. İnsana verilen değerin parayla pulla değil eğitim seviyesi ile ölçüldüğü toplumlar bilimde, sanatta ve teknolojide dünyanın gidişatına yön vermektedirler.

Bu kadar önem arz eden eğitim ve eğitimin temel taşı öğretmenlere verilen değerin arttırılması amacıyla bazı yapısal adımların da atılması zorunludur.

Öğretmenlerin hayat standartlarının yükseltilmesi,

Öğretmenlik mesleğinin özlük haklarının iyileştirilmesi,

Öğretmenlerin saygınlığının arttırılması,

Öğretmenlerin toplumda lider konuma getirilmesi,

Öğretmen yetiştirmede yapılacak iyileştirmeler,

Eğitimde milli politikaların benimsenmesi,

Atamalarda görülen nepotizmin son bulması,

Akla ilk gelen yapısal adımlardandır.

Sizlere eğitime ve öğretmenlere gönülden değer veren ulu önderimizin sözünü hatırlatmak isterim:

1923 yılında Meclis’te milletvekili maaşları belirlenirken, Maliye Bakanı Hasan Fehmi Bey, Mustafa Kemal’e “Paşam vekil maaşlarını düzenleyeceğiz; ne kadar verelim” diye sormuştur. Mustafa Kemal de “Öğretmen maaşlarını geçmesin!” diye talimat vermiştir.

Bu sözden de anlaşılacağa gibi, toplumların geleceği eğitime ve eğitimciye verdikleri değer oranında aydınlanacaktır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner44

banner46

banner42

banner40