Öğretmenlik mesleği için kariyer basamaklarının önemi nedir?
Kariyer basamakları öğretmenlere mesleki olarak ne kazandırıyor?
Öğretmenlerin büyük bir çoğunluğu neden bu uygulamaya karşı çıkıyor?
Son günlerde yazılı, görsel ve sosyal medyada ‘Öğretmenlikte Kariyer Basamakları’ konusunda bu
sorularla sıklıkla karşılaşmış olabilirsiniz. Öğretmenlerin mesleki bilgi ve becerilerine katkı sunmadığı
halde uygulanmak istenen ‘Öğretmenlik Kariyer Basamakları Yönetmeliği’ birçok öğretmeni huzursuz
etmektedir.
Öğretmen, eğitim hedefleri doğrultusunda bireylere eğitim ve öğretim sunmakla görevli kişiye verilen
mesleki unvandır. TDK’da ise ‘Mesleği bilgi öğretmek/aktarmak olan kimse’ olarak tanımlanır.
Öğretmenlik, üniversitelerin eğitim fakültelerinden uzmanlık düzeyinde eğitim alarak ya da lisans
eğitimi üzerine alınan pedagojik formasyon eğitimi ile ehliyet kazanılan bir meslektir. Öğretmenler
yeterlilik alanlarında (Matematik, Tarih, Türkçe, Sınıf, Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik, Fizik,…)
aldıkları eğitim doğrultusunda eğitim kurumlarında hizmet verirler. Mesleklerinin ilk yıllarında ‘aday
öğretmen’ olarak göreve başlarlar. Aday öğretmenlerden yeterlilik gösterenler, adaylıkları kaldırılarak
branşlarında uzman öğretmen olarak görevlerine devam ederler.
Geçtiğimiz Şubat ayında meclisten geçirilen ve öğretmenlere müjde olarak sunulan ‘Öğretmenlik
Kariyer Basamakları Yönetmeliği’, ‘uzman öğretmen’ ve ‘başöğretmen’ tartışmalarını beraberinde
getirmiştir. Alanında uzman olarak yetişen öğretmenler için sınavla uzman öğretmenlik ya da
başöğretmenlik unvanlarının verilmesini ve buna bağlı olarak öğretmenlerin eğitim-öğretim
tazminatlarında iyileştirme yapılmasını içeren yönetmelik öğretmenler için onur kırıcı olarak kabul
edilmektedir. Meslektaşlar arasında ayrışmaya neden olabilecek ve okul içinde çalışma barışını
bozarak huzursuzluk yaratabilecek olan bu uygulamanın sınav şartına bağlanması ise tartışmaların
odak noktasını oluşturmaktadır.
Geçtiğimiz günlerde yetkili ağızlardan kariyer basamakları uygulaması için sarf edilen sözler ise
tartışmalara yeni bir boyut katmıştır. Bir yetkilinin: ‘Bazı öğretmenlere zam verecektik. Bunu da bir
şarta bağladık.’ sözleri ve sayın bakanın: ‘Öğretmenlere kolay soru soracağız.’ sözleri yaşanan
tartışmalarda öğretmenlerin karşılarında dertlerini anlatabilecekleri muhatap bulamadıklarının
göstergesi olmuştur.
Öğretmenlerin derdi ne ücret artışı ne de kariyerdir. Öğretmenler meslek itibarlarını düşünmektedir.
Öğretmenler ülkemizin en önemli meselelerinden birisi olan ‘eğitim’ konusunda atılacak çağdaş
adımları görmek istemektedir.
Geçtiğimiz günlerde Eğitim ve Bilim Gücü Dayanışma Sendikası’nın öğretmenlerin görüşlerini içeren
‘Öğretmen Memnuniyet Anketi’nin sonuçları yayınlandı. Yaklaşık on iki bin öğretmenin katıldığı
anketin sonuçları oldukça dikkat çekiciydi. Alınan sonuçlara göre öğretmenlerin yaklaşık olarak:
%85’inin kendini değersiz hissettiği,
%80’inin kariyer basamakları yönetmeliğinin uygulanmasını olumsuz bulduğu,
%84’ünün eğitim videolarının mesleki gelişimlerine katkı sunmadığını düşündüğü,
%85’inin öğretmenler arasındaki içi huzuru bozulacağını ve ayrışmaya neden olacağını düşündüğü,
%8’inin Sayın Milli Eğitim Bakanını başarılı bulduğunu ve %31’inin kararsız olduğu, belirlenmiştir.

(KAYNAK: https://www.egitimgucusen.org.tr/haber-duyuru/milli-egitim-bakanina-ogretmenlerden-
zayif-karne/)
Anket sonuçlarına değerlendirirsek; öğretmenler kendilerini huzursuz eden ve değersiz hissettiren
‘Öğretmenlik Kariyer Basamakları’ yönetmeliğinin bu haliyle uygulanmasını doğru bulmamaktadırlar.
Ayrıca, eğitim öğretim davası milli bir davadır. Öğretmenler bu davanın başında da ‘eğitim alanında’
uzman bir yetkili görmek istemektedirler.
Konuyu sendikalar açısından ele aldığımızda ise bazı sendikaların söylemleri ile eylemleri arasındaki
çelişki bulunduğunu açıkça görmekteyiz. Hükümete yakınlığı ile bilinen yetkili sendikanın,
yönetmeliğin hazırlanma aşamasında, bugün en çok tepki verilen konulara itiraz etmediği ve
öğretmenlerin taleplerini dikkate almadan çalışmalara katıldığı dolaylı olarak sayın bakan tarafından
da belirtilmiştir. Yönetmeliğin hazırlanması aşamasında öğretmenlerin düşüncelerini yeterince
önemsemedikleri görülen yetkili sendika yöneticilerinin, durumun düzeltilmesinde de aynı tavır
içerisinde olmaları tepki ile karşılanmaktadır.
Eğitim videoları izleyerek ‘uzmanlık ve başöğretmenlik’ sınavına hazırlanan öğretmenler için yaz tatili
oldukça stresli geçmiştir. Başka meslek gruplarında kıdem yılı şartı ile elde edilen basamaklı kariyerin
öğretmenlik mesleği için sınav şartına bağlanması oldukça inciticidir. Öğretmenlerin aylık ücretlerinde
kısıtlı bir miktarda artış sağlamaktan başka mesleki katkı sunmayacak olan bu uygulama okullardaki
huzurdan önemli değildir. Hem öğretmenler arasındaki iç barış hem de veliler ile ilişkiler açısından
riskler barında uygulama gözden geçirilmelidir.
Velilerin gözü ile baktığımızda, sadece adının önündeki unvana bakarak öğretmen seçme
durumlarının yaşanacağı gün gibi ortadadır.
Birinci sınıfa öğrencisini kaydettiren velinin ‘uzman öğretmen’ ya da ‘başöğretmen’ talep etmesi
eşitlik ilkesi açısından hakkıdır. Talebi karşılanmadığı zaman yaşanacak huzursuzluk ise öğretmenler
açısından itibarsızlıktır.
Lise son sınıfta derslerine uzman olmayan öğretmenler giren öğrencilerin YKS’de başarısız olması
durumunda, başarısızlık nedenini uzman olmayan öğretmenler olarak göstermesi de oldukça onur
kırıcı olacaktır.
Alanından mezun olmuş her öğretmen uzmandır. Öğretmenlerin adlarının önüne eklenecek sıfatlara
ihtiyaçları yoktur. Öğretmenlik mesleğini itibarsızlaştıracak her türlü uygulamaya bir an önce son
verilmelidir.
Unutulmamalıdır ki:
‘Dünyanın Her Yerinde Öğretmenler Toplumun En Fedakâr Ve Saygıdeğer İnsanlarıdır’ (Başöğretmen
ATATÜRK)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.