Günlük hayatımızda ‘Empati’ kavramı her ne kadar kullanılıyorsa bile olsa, empati sözcüğü halen konuşma dilimize girmemiş olduğunu görüyoruz. Empati kurulması halinde karşımızdakinin yaşadıkları, duygu ve düşüncelerini anlamaktır.  Bunu becerebilmek için de  ‘Ben Merkezicilikten’ kurtulmamız gerektiği kanısındayım.

Ben-Merkezcilik ve empati birbirleri ile bağdaşmaz. Ben merkezci davranan bir kişinin, karşısındaki kişinin rolüne girmesi ve olaylara bakış açısından bakmasıyla empati kurabilmesi mümkün değildir. Karşılıklı Empati kurula bilinmesi için her ne olursa olsun kişinin bu ‘ben-merkezcilikten kurtulması gerektiğini düşünüyorum.

Empati kurmak karşılıklı insanların bir birini suçlamak değildir. Peki empatik anlayışında ve davranışında önemli  bir yeri olan ‘Ben-Merkezcilik nedir.? Evet elimizin altındaki telefon tuşlarına basarak ”Ben-merkezcilik, kişinin her şeyi kendine dayandırması, her şeyde kendini esas alması, kendi fikirlerini en önde tutması ve her şeyi kendine bağlamasıdır. “ anlamına geliyor. Aslında düşüncede ve konuşmada ben-merkezcilik dili kullanmaktır. Ancak psikolojide ise hala tartışılan konuların baş sıralarında yer al.  

Ben-Merkezcilik türlerine sahip olan insan, nesnelere ve başka insanlara ilişkin gerçekleri fark ettiği ancak, insanların rolüne girmekte zorluk çekerler. Böylece diğer insanların bakış açılarını, neler düşündükleri ve his ettiklerini anlayamazlar.  

Bilişsel ve duygusal olarak ben-merkezcilik davrandığımız zamanlarda vardır. Önemsemediğiniz durumu veya olaya karşındaki kişinin çok üzüldüğünü ya da sevindiğini görüp bu durumu yadırgarsak duygusal -ben-merkezci- davranmış olmaz mıyız? Bilişsel ve duygusal ben-merkezci davrandığımız da ikili ilişkilerimizde olduğu gibi insanlarla da sıcak ilişki kurmanın bir takım iletişim çatışmalarına neden olacağını bilmiyor muyuz?  Kim bilir? belki de iletişim çatışmalarına yol açmış olabiliriz.

Empatik davranışa gelince empati sadece kendisiyle empati kurulana yararı olan bir etkinlik değildir. Empati empatiyi kuran kişi içinde önemlidir. Bu nedenle ben-merkezcilikten çıkmak gerekir. Anlamı eşduyum olarak bilinen empati sözcüğü basit olarak kişinin, kendini karşısındakinin yerine koyması olarak bilinmektedir. Oysa ki günlük yaşamımızda birbirimizle ne derece empati kurduğumuz ise, tartışılabilir hale gelmiştir.

İnsanların birbirleri ile neden empati kurmaları gerektiğini daha iyi anlamak için dünyaca ünlü bir halk masalını anlatmak isterim Göğsü kınalı bir serçe varmış. Gök gürlediği zamanlar tir tir titreyerek yere yatar, gök yıkılmasın diye de ayaklarını havaya kaldırırmış. Bir yandan da “korkumdan kırk kantar yağım eriyor” dermiş. Bir gün birisi demiş ki, “sen kendin beş dirhem gelmezsin; nerden oluyor da kırk kantar yağın eriyor?” Bunun üzerine serçe şöyle cevap vermiş; “Herkesin kendine göre dirhemi, kantarı var; siz ne anlarsınız?” (Boratav,1969)
 

Bu masalda verilmek istenen mesaj, her insanın olaylara kendine özgü bir bakış açısı olduğudur. Dışarıdan bakan biri bunu göremeyebilir. Kendimizi karşımızdakinin yerine koyup olaylara onun gözüyle bakabilirsek, ancak bu durumda onun duygularını ve düşüncelerini anlamamız ve davranışlarına anlam vermemizle mümkün olabilir.

Yüzlerce yıl olmasına rağmen bu masalımız bize empati kurmamız gerektiğini hatırlatıyor. Peki bir başkasının içinde bulunduğu düşünce ve ruh halini anlama çabası içinde miyiz ?  Yani empati kurabiliyor muyuz? Asıl soru bu. Yoksa “ Empatiden yoksun insan ” diyerek topu taca mı atıyoruz?

İnsanoğlu  “Sorun bende galiba” “ ben hata ettim”  diyerek tek taraflı empati kurmalımı? Bunun da yararlı olacağını sanmıyorum. Çünkü, tek taraflı iletişim olmadığı gibi, tek taraflı empati kurmanın da yararı olmaz. İnsanlar bu çelişki yumağı ile oynamaya devam ede dursun.

Her şeyi dert edinen şahsım ise, bir tarafım umutlu ol bunlar da geçecek derken, diğer tarafım yazın kavurucu sıcağında üşümeye devam etsin….

Unutmamak gerekir SERÇENİN YÜREK ÇARPINTISINI DUYMAYAN EMPATİ NASIL KURABİLİR Kİ?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.