Gün geçmiyor ki siyasette gerilim olmasın.

Şimdi böyleyse seçime doğru neler olur tahmin bile etmek istemiyorum.

Bu vatan bizim ve hep birlikte huzur içinde yaşamak dururken bu kavga, bu gerilim nedir?

Halkın devasa sorumları dururken sen ben kavgası hiç hoş değil.

Siyasi partiler gerilim konusunda adeta birbirleriyle yarışıyorlar.

Bunun ceremesini ise halkımız çekiyor.

Siyasetteki bu gerilim sokak röportajlarında halka da yansıyor.

İki keskin bıçak gibi insanlar üste bakarak tartışıyor, zaman zaman birbirinin üzerine yürüyorlar.

Hâlbuki biz 12 Eylül öncesinde bunları yaşamadık mı?

Binlerce gencimiz öldü, on binlercesi de yaralanıp sakat kaldı.

Kahveler ayrıldı, sokaklar ayrıldı, hatta şehirler ayrıldı.

O dönemde üniversitede okuyordum.

Mahallemizde bir komşunun dört oğlundan ikisi ülkücü, ikisi devrimciydi.

Bunların evde sık sık kavga ettiğini duyardım.

Biz bu dönemi en can alıcı şekilde yaşadık.

Sonra asker yönetime el koydu, bir gecede olaylar bitti.

Birileri bizi birbirimize düşürüyordu.

Aynı silahlar yer değiştiriyordu ve acımasızca ateş ediyordu.

Ülkenin içi yabancı istihbarat elemanlarıyla doluydu.

Siyasi partilerin bir biriyle anlaşamamasını bu yabancı istihbaratçılar kullandılar.

O zaman siyasi partiler anlaşsaydı ne olaylar bu kadar büyür ne de binlerce genç ölmezdi.

Evet, şimdi öyle olaylar yok çok şükür ama ben gidişattan korkuyorum.

Yine yabancı bir el işin içine girerse işler çığırından çıkabilir.

Bu konu da siyasetçilere çok büyük görev düşüyor.

O ortamı yaratan gerilimlerden uzak durmaları gerekiyor.

Oysa memleketin çözülmesi gereken öyle çok sorunları var ki.

Başta enflasyon almış başını gidiyor.

Cuma günü Mayıs ayı enflasyon oranları açıklanacak.

Petrole, çaya, sigara ve alkollü içkilere yapılan zamları görünce enflasyonun yönünün yukarı gideceğini düşünüyorum.

Bir yandan dolar tekrar yükselişe geçti.

Kur korumalı mevduat sisteminde kara delik gittikçe artıyor.

İşsizlik had safhada. Cebinde bir çay parası olmayan gençler çaresiz.

Tüm bunlar olurken iktidar bir kulağı üstüne yatarak olayları görmezlikten geliyor.

Enflasyon sadece devletin sorunu değildir deniliyor.

Peki, kimin sorunu? Bir zamanlar dış güçler, pandemi, savaş masalları da bitti.

Galiba sorun halkta veya büyük marketlerde.

İktidar sürekli vites yükseltiyor. 2023, 2053, 2071 diyerek millete hayal pompalıyor.

Ama milletin takati kalmadı bunun farkında değiller.

Bu sorunlar karşısında millet ittifakı ayda bir toplanmaya devam ediyor.

Tıpkı kadınların altın günü gibi.

Her ay bir liderin ev sahipliğin de bir araya geliyorlar, sonunda bir açıklama var bu kadar.

Halkın sorunlarını nasıl çözecekler, bunun için planları ve kadroları ne onu bilemiyoruz.

Onun için kararsız seçmen hala kararsız olmaya devam ediyor.

Çünkü sorunlarının ne iktidar nede muhalefet tarafından çözüleceğine inanmıyorlar.

Gelenin gideni aratacağını düşünenler çoğunlukta.

Hâlbuki millet ittifakı liderleri yapacaklarını toplu halde halkın karşısına çıkarak açıklasalar bu oyları kapabilirler.

Bunun yerine iktidarla muhalefet sürekli ortamı geren açıklamalar yapıyor.

Bu gidişat hiç iyi değil ve seçime yaklaştıkça gerilimin dozajı artacak gibi.

Umduğum gibi olmamasını temenni ederim.

Aksi takdirde olan bu vatana ve Necip Türk milletine olur.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.