Bazen insan bu kadar yoğun gündemde hangi konuyu yazayım diye düşünmeden duramıyor.

Memlekette öyle sorunlar varki ne iktidar bir çözüm üretiyor,nede muhalefet somut öneriler sunabiliyor.

Halkında bu konuda kafası karışık.Aşağı tükürsem sakal,yukarı tükürsem bıyık misali kararsız seçmen sayısı değişmiyor.

Özellikle Ak partiden kopan ve muhalefete gitmeyen kararsız seçmen bir şeyler bekliyor.

İçlerinde hala bu işi çözer diye bir umut besleyenler muhalefetten de doyurucu bir çözüm bulamayınca askıda seçmen olarak bir kenarda gelişmeleri bekliyor.

Bugün ülkenin en büyük sorunu ekonomi.

İkinci en büyük sorunu ise sığınmacılar.

Ekonomi milletin belini bükmeye devam ediyor.

Her şeye hemen hemen her gün zam geliyor.

Markete girdiğinizde dün aldığınız bir ürünü bugün alamıyorsunuz.

Alkolde ve sigarada yapılan ÖTV değişikliği ile enflasyon biraz daha artacak.

İki günde benzin ve motorine yapılan zamlar 2 TL’yi geçti. Rakamlar 25 TL’ye dayandı.

Ülke freni patlamış kamyon gibi yokuş aşağı gidiyor.

İktidar hala büyük nutuklar atarak hayal satıyor.

Enflasyonu kalıcı olarak düşürecekler ve milleti rahata kavuşturacaklarmış.

20 yıldır hayal satmaya devam ediyorlar.

Ülke bu durumdayken hala oy oranı yüzde 30 civarında.

Bunu muhalefetin iyi düşünmesi gerekir.

Ama muhalefette henüz böyle somut öneriler yok.

Sadece Erdoğan üzerinden yapılan siyasi söylemler pek işe yaramıyor.

Halkımız muhalefetten tek tek değil birlikte bir açıklama bekliyor.

İktidara geldiklerinde nasıl bir takvimle bu enflasyonu ve işsizliği önleyeceklerini açıklamalılar.

Bu takvimle birlikte hangi kadrolarla bu süreci götüreceklerini isim isim kamuoyu ile paylaşmalılar.

Ülkede son yıllarda ne yazık ki bir liyakatsizlik var.

Muhalefetin sadece ayda bir kere toplanması halka umut vermek için yeterli değil.

Bugün iktidarın kur korumalı mevduat sistemi çökmüş vaziyette.

Bu sisteme başlarken dolar kuru 11,5 iken şimdi dolar 16 TL’nin üzerinde.

Doların artışı hazinenin dolayısıyla vatandaşın yükünü daha çok artırıyor.

Milyonlarca fakir vatandaş bu yüke ortak oluyor.

Bir avuç rantiyeci para kazanırken küçük bir azınlığın serveti katlanmaya devam ediyor.

Bu sistem sürdürülebilir değildir ve derhal vazgeçilmelidir.

Şeker fiyatlarına yüzde 43 gibi devasa bir zam yapıldı.

Ağzımızın tadı kaçtı doğrusu.

Şeker fabrikalarının satılması güya üretimi artıracaktı ve şeker fiyatları ucuzlayacaktı.

Ama söylendiği gibi olmadı.

Şunu herkes çok iyi biliyordu ki, bu fabrikaları alanlar fabrikayı işletmek için değil arsaları için para veriyorlardı.

Onun için fabrikaların teknolojik alt yapısını değiştirmek için bir yatırım yapmadılar.

Gelelim konut meselesine.

İktidarın en çok övündüğü konut meselesi bana göre çöktü.

O kadar konut yapılmasına rağmen konut fiyatları acayip şekilde artıyor.

Millet kira fiyatlarını ödeyemez hale geldi.

Bir asgari ücretlinin kirada oturarak geçinmesi mümkün değil.

Yahu ülke son iki üç yıldır nereye gidiyor bilen var mı?

Ne iktidar nede muhalefet bir çözüm üretemiyor.

Ekmek kuyruklarında bekleyen emekli perişan.

Evi olmayan ve kirada oturan aileler perişan.

Cebinde çay parası olmayan genç işsizler perişan.

Ürününü ekemeyen ekse de satamayan çiftçi perişan.

Arabasına yakıt koyamayan vatandaş perişan.

Esnaf perişan, sanayici perişan.

Çalışan perişan,çalışmayan perişan.

Ama hayatı tıkırında olanlar var bu ülkede.

Beşli müteahhitler,devletten 3-5 maaş alanlar,rantiyeciler.

Onların tuzu kuru.

Oradan bakınca ülkede aç falan yok.

Değerli okuyucu;biliyorum yine size pembe bir tablo çizemedim.

Sizin sorunlarınızı yazarken şahsım adına somut öneriler sunamadım.

Hakkınızı helal edin lütfen.

Bizim klavyemizin gücü bu kadar.

Çözümün adresi ise siyaset.

Sandık önünüze geldiğinde lütfen iyi düşünüp ona göre karar verin.

Ya devam ya değişim.

Tercih sizin çünkü mühür sizin elinizde.

Bu karanlık tablodan çıkışın anahtarı sizde.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.