6.lı masanın son toplantısı Temel Karamollaoğlu misafirliğinde yapıldı.Bu aynı zamanda birinci turun son toplantısıydı.Ama bu toplantılar devam edecek.İkinci turun ilk toplantısı 2ekimde Kemal Kılıçdaroğlu misafirliğinde yapılacak.

Bir önceki yazımda 6. masa toplantısına dair yazımı erken yazdığım İçin toplantı sonunda görüşlerimi yazacağım demiştim. 

Toplantıdan sonra bir bildirge yayınlandı.Aslında bu bildirge sanki ulusa sesleniş bildirgesiydi.

Ne diyordu bu bildirgede;

Hukuğun üstünlüğü,

Liyakatlı kadrolar,

Adam kayırmacılığın önlenmesi

 Adalet kavramı,

 İnsanlara eşit davranma,

 Rüşvet,iltimas ve israfın önlenmesi,

 Siyasi partilere yapılan baskılar,

 Ortak Cumhurbaşkanı adayı,

 6.lı masanın birlik ve beraberliğinin devam edeceği,

 Seçim öncesi ve seçim sonrası sandığa sahip çıkma iradesi.

 Ayrıştırıcı değil,birleştirici bir dil.

 Ve bunun gibi bir çok konular.

 Tabi 6 saat süren toplantıda bu bildirgeye sığmayan bir çok konu görüşüldü.

 Özellikle 6.lı masanın devam edeceği vurgusu çok önemliydi.

 Son zamanlarda bu masanın çöktüğü ve dağılacağı konusunda süpekülatif vurgular yapılıyordu.

 Özellikle iktidar kanadında böyle bir beklenti vardı.

 Temel Karamollaoğlu ve Ali Babacanın bazı açıklamaları da eklenince böyle bir intiba yarattı kamuoyunda.

  Ama bildirgede gördük ki 6. masa dimdik ayakta.

 Bir başka önemli konu ortak cumhur başkanı adaylığıyla ilgili açıklamalar.

İktidar ve onu destekleyen basın sürekli bir aday bulamadılar gibi ipe sapa gelmez bir şekilde millet ittifakını suçluyorlardı.

Bunlar bölünecek ve bir çok aday çıkacak gibi bir beklenti vardı iktidar cenahında.

Bu bildirgeyle bunun önüne geçildi.

 Özellikle rüşvet,iltimas ve israf iktidara yöneltilmiş ok gibiydi.

 Son zamanlarda bu konuda öyle fütursuzca olaya rastlıyoruz ki adeta küçük dilimizi yutuyoruz.

Millet sefalet içindeyken bu israf neyin nesi?

Kendileri lüks içinde yaşarken millete sabır ve şükür etmesini isterken halkı aptal yerine koyuyorlar.

Benim bu toplantıdan beklediğim iki önemli konu vardı;

Ekonomi ve dış politika ile ilgili ortak bir dil geliştirilmeliydi.

 Ancak bu iki konu hakkında bildirgede bir şeye rastlamadım.

İkinci tur görüşmelerde millete dokunan konuların ele alınacağını umuyorum.

Duyduğuma göre seçim meydanın da her lider ayrı ayrı illere gidecek.

Ve liderin gittiği ile millet ittifakından başka lider aynı anda gitmeyecek.

 Millet ittifakı teşkilatları tam kadro o liderlerin mitingine giderek azami şekilde çalışacak.

Liderler daha önce mutabakata varılan konularda açıklamalarını yapacak.

Burada parti proğramları dışında ortak bir dil kullanacaklar.

Bu seçim hiç kolay bir seçim değil.

Sadece cumhurbaşkanı ve parlemento seçiminden öte bir rejim seçimi olacak.

Cumhur ittifakı tekrar seçimi almak İçin her şeyi yapacak.

Millet ittifakı ise bu konuda çok kararlı.

Yapılan anketlerde 13. Cumhur başkanının millet ittifakının göstereceği aday olacağı konusunda bir iki anket hariç bir kanaat var.

 Zannediyorum ki iş biraz millet vekili seçimleriyle ilgili.

 Millet ittifakı referandum veya anayasayı değiştirecek bir çoğunluk elde edemezse bütün bu çalışmalar ziyan olacak.

 Bunu önlemek için yeni seçim kanunu çıkarıldı.

 Burada iş parti meselesi olmayıp ülke meselesi şeklinde düşünülür ise sorun aşılır.

 Aksi taktirde topal ördek tabiri Meclis’te de işler.

 Seçim hızla yaklaşıyor ve bizde takipte kalmaya devam ediyoruz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.