banner34

Çukurova’nın bire bin veren bereketli topraklarında,

Hala canla başla üretmeye çalışan yürekli çiftçileri gördükçe,

Geleceğe dair umudumun yeşerdiğini hissediyorum…

Birkaç gün önce Göksu Deltası’nın alüvyonlu topraklarında bulunan Kurtuluş Köyü’nde, ata topraklarında dolaşırken,

Anne tarafından akrabamız da olan Durhasan Amca ile karşılaştık.

Beyaz tenli, uzunca boylu, saçları beyazlamış, elleri nasırlaşmış bu emekçi çiftçi ile kısa bir sohbetin içinde bulduk kendimizi…

Silifke’nin verimli ovasında elinden gelenin fazlasını yapmaya çalışarak çilek, nar, kayısı, karpuz gibi birçok ürün yetiştiren Durhasan Amca, üretmekten keyif alan ve etrafına umut veren bir üreticidir….

Oldukça geniş arazilerde üretim yapan bu ihtiyar delikanlının ODTÜ mezunu, mühendis evladı da bulunmaktadır. Evladının eğitimiyle gurur duyan bu çiftçi amcanın en çok dert yandığı konu ise tarlada, bahçede çalışacak ve kendisine yardımcı olacak tarım işçisi bulamamasıdır.

Türkiye’de çileğin merkezi olarak kabul edilen Silifke’de tarım işçisi sıkıntısı yaşanması ilk başta bana da garip gelmişti. Mevcut işçilerin Güneydoğu Anadolu Bölgesinden gelen mevsimlik tarım işçisi ya da Suriye göçmeni olduğunu gördüğümde ise bu konuda yaşanan eksikliği daha iyi anlamış oldum.

Durhasan Amca’nın, ‘işlere yetişemez oldum, böyle giderse bırakacağım’ sözleri ise yaşanan ekonomik kriz sürecinde işsiz insanların neden bu alanda değerlendirilmediği konusunda düşünmeme neden oldu.

Tarım işçiliğinin kolay bir iş olmadığını zaman zaman babamla birlikte bahçemizde çalışarak deneyimlediğimi de belirtmek isterim. Her işin olduğu kadar tarım işçiliğinin de zorlukları vardır. Ancak öğrenilemeyecek ya da yapılamayacak kadar da zor bir iş olmadığını düşünüyorum.

Köylerde yaşayan gençler şehir yaşantısına özendirilirken, köylerden kentlere göç durdurulamaz bir hal almışken, şehirlerde işsizler ordusu oluşmuşken; tarımsal istihdamın ‘nasıl’ sağlanabileceği üzerine düşünmek gerektiğine inanıyorum.

Öncelikle gençlerin ilgisinin tarımsal üretim konusuna çekilmesi gerekmektedir. Cazip imkanların sunulması ile tarımsal üretime ve tarım işçiliğine ilginin arttırılmasının, sorunların çözümünde etkili olacağını düşünmekteyim. Bu konuda en önemli adımın ise ortaokul seviyesinden itibaren ‘Tarım Okulları’nın açılması ile olacağını belirtmek isterim. Ülkemizde mesleki yönlendirmenin lise çağından itibaren başladığını düşündüğümüzde, daha erken yaşlarda yapılacak yönlendirmenin olumlu sonuçlarının da daha erken görüleceğini öngörebiliriz.

Tarım okullarında modern tarımın ilkeleri doğrultusunda verilecek eğitimlerle genç ve diplomalı çiftçilerin yetiştirilmesi, istekli olanların kendi tarlarında ya da hazine arazilerinde üretim yapmasının teşvik edilmesi, istekli olmayanların ise nitelikli tarım işçisi olarak istihdam edilmesi işgücü açısından oldukça kıymetli olacaktır. Tarım işçilerinin sosyal güvencelerinin devlet tarafından desteklenmesi ise bu alana olan ilgiyi arttıracaktır. Köylünün, çiftçinin sigortalı bir işte çalışma hayali ile köyden kente yaptıkları göç ise bu sayede ters göçe dönebilecektir.

Tarım okullarından mezun olan çiftçilerin organik tarım, iyi tarım, tarımda modernizasyon gibi konularda eski bilinenleri de değiştirebileceği düşünüldüğünde üretimimde yaşanacak verim artışı ve kalite, ülkemizi yeniden kendi kendine yetebilen ülkeler sınıfına yükseltebilecektir.

Boş tarlaya verilen desteklemelerle sorunlara çözüm üretilemediği görülmüştür. Aynı şekilde üretim yapan çiftçilere verilen desteklerin de sadece formaliten ibaret olduğu ve bir yaraya merhem olamadığı açıkça ortadadır. Bu nedenle yaşanan işgücü sorununa ve işsizliğe devlet tarafından verilecek sosyal güvence desteği ile önemli ölçüde çözüm bulunabilir.

Unutulmamalıdır ki:

‘Milli Ekonominin Temeli Tarımdır’ (K.Atatürk)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner8

banner27

banner19