Ekonomik durumumuzu telefonumuzun markasından analiz edebildiğimiz bir dönemden geçiyoruz.

Ekranlarda sokak röportajlarında halkın nabzını tutmak için (ne yazık ki hepsi o amaç için değil)

yapılan söyleşilerde özellikle yaşça büyük insanlar, ekonomiden yakınan gençlere meşhur repliği

söylüyorlar. ‘’Telefonunu göster’’

Oysaki kişinin gelirine ya da gelirinin üzerindeki yaptığı harcamalarının sorumlusu yine kendisidir. Bir

kişinin neyden tasarruf edip neye yatırdığını, neyden vazgeçip neyi istediğini elbette kendisi bilir ve

kişinin ekonomik durumunu anlamanın yolu kullandığı telefonun markası değildir.

Herkesin herkese potansiyel yalancı gözüyle baktığı günümüzde kavga, şiddet, kaba kuvvet kaçınılmaz

son olarak görülüyor. Peki bu durumun yani halkın gerilen sinirlerinin sorumlusu kim ya da kimler?

Şüphesiz ki sorumlu ekonomi. Güven duyulmayan ekonomilerde halk korku psikolojiyle elinde olanı

da stabil halde tutmak için uğraşır ve hareket etmeyen varlık, ekonomik sıkıntıya neden olur.

Ekonomik durgunluk aslında doğru bir tanımdır çünkü sorun varlığın yokluğu değil, durgunluğudur.

Büyüklerin harekette bereket vardır sözü ekonomi için dahi söylenebilir.

Bir ekonomist olmamakla beraber, sadece gözlemlerimi ve şahsi yorumlarımı paylaştığım yazılarımda

kendime benim gibi düşünen insanlardan taraftar ya da kitle toplamak gibi bir derdim yok elbette.

Sadece bir parantez, bir yorum farkı, farklı bir pencere açabilme derdindeyim.

Amcaların gençlere telefonunu göster diyerek çıkıştığı olaylara geri dönecek olursak amcalara şunu

sormak isterim. Aynı şiddet ve merakla, sadece gençlere değil sorumlu olanlara göster ürettiğin

telefonu, göster ürettiğin yazılımı, göster yarattığın evrensel uygulamalarını diye sormalarını isterim.

Çünkü ekonominin gücü, ürünü kullanabilmekten ziyade ürünü üretilmekte saklıdır. Çünkü ekonomi

korkuyla karşılaştığı zaman donar, tıpkı bir fille karşılaştığında hareket etmemesi gereken bir insanın

yaptığı, halkta hareketsizleşir. Fil, korkudur ekonomi ise orman. Filin huzurlu olması için

ormandan,açlıktan,soğuktan korkmaması gerekir. Korkan, korkutur.

Daha realist bakacak olursak, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Temmuz ayına ilişkin ekonomik

güven endeksine göre Haziran ayında 93,6 olan endeks Temmuz ayında 0,2 puan düşüşle 93,4 olarak

kaydedildi. Yani, ekonomik güven endeksi Temmuz'da 93,4 değerini alarak Mayıs 2021'den bu yana

en düşük seviyeye geriledi. Şunu da hatırlatmakta fayda var, ekonomik güven endeksinin 100'den

büyük olması genel ekonomik duruma ilişkin iyimserliği, 100'den küçük olması ise genel ekonomik

duruma ilişkin kötümserliği gösteriyor.

Yine de umutlu olup, tıpkı savunma sanayinde iha ve sihalarda atılan adımlar gibi ekonomide de aynı

adımların atılabilmesini beklemekten başka yapılacak bir şey yok gibi görünüyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.