2002 yılıydı

24 Temmuz

Kaliforniya-Nevada çöllerinde “Son bin yılın” tatbikatı yapıldı

ABD’nin o tarihe kadar yaptığı en büyük askeri tatbikat olacaktı. Üstelik de kendi topraklarında. (ABD, tatbikatları ülke topraklarında yapmıyor. Gerek de yok. İstediği topraklarda hem savaşıp hem de tatbikat yapabilmekte-Arşiv bilgileri)

Bu tatbikatın önemi neydi peki?

1)28 Şubat’a kısas olarak “Bin yıl” diye adlandırılması,

2)96 saat içinde belirlenen ülkeyi işgal etmesi, yönetime el koyması,

3)İşgal edip yönetimine el koyduğu ülkeyi müttefikleriyle paylaşması…

2002’de yapılan bu tatbikatı o gün itibariyle değerlendiren, seslendiren, yorumlayan ve açıklayan güç bugünkü Vatan Partisi yönetimidir.

Açıklamayı şöyle yapmışlardı;

“Son bin yılın tatbikatı” olarak ABD tarafından yapılan bu tatbikatın hedefi Türkiye

Cumhuriyeti Devleti’dir. Ülkede sözüm ona büyük şiddette bir deprem olacak, ABD silahlı kuvvetleri “Yardım” adı altında ülkeye gelecek, 96 saat içinde ülkeyi işgal edip yönetimi alaşağı edecek ve müttefikleriyle yönetime el koyacaklar…”

Gelelim ayrıntılı açıklamalara;

1) İşgal hareketi 24 Temmuz’da yapılacak. (Lozan antlaşmamızın tarihi)

2) Tatbikat 22 gün sürecek (Sakarya Savaşı da 22 gün sürmüştü)

3) Tam işgal 96 saat sürecek. (TSK’nin seferberlik süresi 96 saat)

4) “Hedef ülke denizlerle çevrili, boğazları yönetiyor ve bir ada ülkeyi korumada” (Kıbrıs)

5) Ülkenin sınırları içinde “Azınlıklar” var.

6) Hedef ülkenin “Kitle imha silahları” var.

Abdullah Gül’ün imzaladığı “Avrupa müzakere sözleşmesi” gereği anlaşmazlıklarda sözü edilen ülkenin sınırlarının Avrupa Mahkemelerinde çizileceği de ayrıca açıklanıyor.

Geçtiğimiz günlerde sanal dünyada bu gerçeklikler gezinmeye başladı.

Oysa bunlar tatbikatın hemen sonrasında açıklanmış ve uyarılarda bulunulmuştu.

Ufkun ötesini görmek işte tam da buydu!

Haa o anlamda yapılacak bir şey yok diyorsanız haklısınız…

Bugün görülüyor ve seslendiriliyor olması, kitlelere ulaştırılıyor olması, halkın bilgilendiriliyor olması bile değerlidir!

Gerçekte, “Kurgu”, “Asılsız yorum”, “Bu kadarı da olmaz”, “Uydurma” vb. söylemlerin asılsızlığını hayat bir kez daha gösterdi.

Üstelik de zamlı olarak!

Şimdi herkesin, bütün dünyanın gözleri önünde Balkanlardan başlayan, kuzeyden, güneyden, Ege Denizi’nden (Adalar) çepeçevre kuşatıldığımız ABD üsleri acaba “Süsleme” mi oluşturmaktadırlar?

Bu üsler hangi ülke için, hangi ülkelerde kurulmaktadır?

Hani “Duvarda asılı bir silah varsa o silah bir gün mutlaka patlar,” sözü var ya…

Seçeneğimiz mi?

Tek!

YA İSTİKLÂL YA ÖLÜM!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.