40’lar, 50’ler,60’lar,70’ler,80’ler, yaşı 18 üstü herkesin dilinde, hani o eski bayramlar sözcüğünün, varlığının nedeni nedir acaba. Gerçekten de eskiler bayramlar çok mu güzeldi. Şöyle bir eskilere gidelim. Bir şeyi, güzel yapan nedir. Genelde az ya da nadir olunun şeyler ilgimizi daha çok çeker. Çokluk doygunluk hissi verdiği için, güzel olsa bile zamanla, ilgi çekici olma özelliğini yitirir. Örneğin çok sevdiğiniz bir yemeği, doya doya yedikten sonra, tekrar aynı güzelliği ile önünüze gelse bile, canınız istemeyerek ve gözünüze o kadar güzel gelmeyecektir. O yemeğin size yine eskisi kadar güzel gelebilmesi için, eskisi kadar ya aç olmanız gerekir ya da eskisinden de daha aç olmanız gerekir. Bayramlar neden eskisi kadar güzel değil sorusunun cevabı, sadece eskisi kadar aç olmamamızdan kaynaklı olabilir. Sadece bayramda yeni elbiseler giydiğimizde, bayram bizim için heyecan duyduğumuz, umutla beklediğimiz bir gün olur. Sadece bayramda alabildiğimiz ayakkabıların mutluluğu, bayramı güzelleştiriyordu. Sadece bayramda yiyebildiğimiz şekerlerin tadı elbette ki muhteşem bir tat vermekteydi. Sadece bayram sabahlarında kokusunu aldığımız kavurmanın, lezzeti tabii ki, eşsiz olacaktı. Sadece bayramlarda aldığımız ve tasarrufu tamamen bize ait olan harçlığın(paranın) bize verdiği mutluluğu tartışma konusu bile yapamayız. Bayram biz çocukları aldığımız harçlıklarla, küçük zengin insanlara dönüştürmüyor muydu? Kendi paramız ile aldığımız gazozu, kafaya dikişimizin verdiği hazzı unutmak mümkün değildir.

Bugün, her canımız istediğinde ağzımıza atabildiğimiz şekerleri, bayram günü de ağzımıza almamız elbette bize farklı bir mutluluk yaşatmayacaktır. Sadece bayrama özel alınan kolonyalar ve kokular, artık bayram dışında da her gün alınabilecek düzeyde olması, bu kokuları sadece bayramda değil de hemen hemen her gün duyabilmemiz, bayramın kokusunu bozmaz mı? Eskinden bayramlar, özgürlükler ve rahatça gezmeler günü idi. Birçok yaramazlığı bayramda yapabiliyorduk. Elimizdeki para ve temiz yeni kıyafetler ile tam bir öz güvenle, bütün sokaklar bizimmişçesine yürümek ne harika bir olaydı. Şimdi gelişen teknoloji ile gitmek istediğimiz yerlere, bayram dışında da gidebilmemiz, bayramın büyüleyici gücünü azalmış olabilir.

Bayramların tadının kaçmaması için, özellikle de kendimize ve çocuklarımıza ihtiyaçtan fazlasını, iyi bir anne-baba olarak, iyi bir birey olma adına almayalım. Bir ayakkabı yerine, iki tane almak marifet değildir. İhtiyaç olmamasına rağmen, fazladan kıyafet almak, insanın hayat enerjisini azaltabilir. İhtiyaçlar kısıtlı ama istekler sınırsızdır. Kendiniz ve çocuğunuza aldığınız fazladan her şey, sizi ve yarının geleceği olan çocukları doyumsuz ve beraberinde mutsuz edecektir. Sonra her şeye sahip oldum da ama eski mutluluklar kalmadı diye şikayet etmeyin. Çocuklarıma her şeyi aldım da, yine de onları mutlu edemedim demek, sadece cehalet etmek olur. Çokluk insanları mutlu edemez. Hiçbir emek ve mücadele edilmeden, elde edilmiş şeylerin bize vereceği mutluluk çok sınırlı olur. Emek vererek elde ettiğimiz şeyler, bizi daha çok mutlu ettiğini düşünürüz çünkü emek verdiğimiz şey için geçen sürede, ona kavuşma sevinci yaşarız.

Bayram hep aynı bayram. Aynı gelenek ve görenekler 50 yıl önce de aynıydı, şimdi de aynı. . Eskiden sadece bayramda yapabildiğimiz ve alabildiğimiz şeyler bizi mutlu ediyor, bayrama tat katıyordu. Şimdi ki ekonomik kriz sebebi ile belli bir süre normalleşen hayatımız alt-üst oldu. Ve bu bayramda birçok aile çocuğuna yeni kıyafet alamayacak, eğlenmesi için bir yerlere götüremeyecek, uzak aile ziyaretlerini gerçekleştiremeyecek, tatil yapamayacak. Bir dönemdir rahatça ulaşabildiğimiz şeyler bayramları tadını kaçırmış olabilir, şimdi ise şayet bu bayramı yardımlaşarak geçirmesek, toplumun büyük çoğunluğu bayramı hiç yaşamamış olacak. Belki birçok çocuğun zihninde en acı bayram olarak kalabilir. Peki bayram da mutlu olmak için ne yapabiliriz. Yardımlaşmak, en büyük bayram mutluluğu olabilir. Evde pişen et yemeğine, hiç ulaşamayan bir arkadaşınızı davet ederseniz, onun yaşadığı mutluluk, size de geçecektir. Bayramda aldığınız harçlığın bir kısmını, hiçbir şeyi olmayan bir çocuğa verdiğinizde, onun yaşadığı mutluluk size de geçecektir. Mutluluk da aynen gülmek gibi bulaşıcıdır. Hele ki ister büyük, ister küçük olan, birini mutlu etmek, sizi mutlu bir insan yapacaktır.

Herkese iyi bayramlar.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.