banner41

Bütün yollar öyle ya da böyle bir sona varır. Önemli olan, ulaşmak istediğimiz sonuç mu yoksa yürüdüğümüz yol mu? İlk akla gelen cevap, ulaşmak istediğimiz sonuç olsa da, beynimiz amaca ulaşmak için yolda geçirdiğimiz maceraları, hüzünleri, mutlulukları, heyecanları, harcadığımız çabayı, hafızada canlı tutar. Sonuç, hazın doruk noktasıdır ve bitişi temsil eder. Biten bir şey, bizi sürekli mutlu edemez. Son, yeni bir başlangıca gebe kalamıyorsa, ölümle aynı hareketliliktedir.

Doğum ile birlikte, hayat yolculuğumuz başlar. Ölüm ile sonuçlanır. Doğum ile ölüm arasındaki kısa hayatımız boyunca birçok hedef ve amaç için mücadele ederiz. Bazı insanlar daha ölüm gelmeden, kendinde birkaç hedefe ulaştıktan sonra hayatı durdurur. Bir ölü gibi yaşayarak, başka hedeflerin, amaçların peşinden koşmaz. Bazı insanlar birkaç acıya, hüzne yenik düşerek, hayatı bu yenilgi karşısında durdurur ve günlerini bitirmeye çalışır. Bazı insanlar bir yola başlamak bile istemez, sonuç olan ölümü bekler sürekli. Bir şeylere başlamak, bir yolda yürümek gibidir. Ve her başlangıcın bir sonu vardır. Ölüm nerede gelirse, yol orada biter. Ama şunu unutmamak gerekir ki, aslında hayatı kimse durduramaz ama biz yaşamaktan vazgeçebiliriz. Hayat çoğunlukla bize çok yorucu gelir ve durup dinlenme ihtiyacı duyabiliriz.

Doğum ile ölüm arasındaki hayatımızda bazen, en dibe düştüğümüzü hissettiğimiz anlar olabilir. En dibe düştüğümüzü hissettiğimizde, delice çırpınıp, herkesi kötü, vicdansız görerek kendimizi yormanın pek bir manası yoktur aslında. En dibe değdiğimizi hissettiğimiz zaman, daha fazla dibe inme şansımız da kalmamış demektir. Bu durumda önce biraz ağlayın ve kendinizi biraz rahat bırakın, tıpkı suyun kaldırma kuvveti gibi hayat sizi yavaşça yukarı doğru kaldıracaktır. Yani yaşadığımız yalnızlık, uzaklaşma hissi, kabuğuna çekilme, aslında çokta acınası durumlar değildir.  Her şey kötü gittiğinde, ortalık toz duman olduğunda, çırpınmanın bize pek faydası olmaz, bekleyin duman biraz geçsin, geçsin ki etrafınızı görebilesiniz. Hayatta gerçekleşen acı olayları kabullenmemenin, isyan etmenin kime ne faydası olabilir. Acınızı yaşayın, ağlayın rahatlayın kabul edin ve sonra yolunuza devam edin. Anı yaşamayan insanlar, hep gelecek güzel günleri beklemekle geçirir hayatlarını.

 Anı yaşamının hazzına vararak yürünen yolun mutluluğu da acısı da tarifiz olur, çünkü ancak yaşanarak anlamlandırıla bilinir hayat. 

Okul bir yol, karneler ise bir sonuçtur. Hayat bir yol, ölüm bir sonuçtur. İş hayatı bir yol, emeklilik bir sonuçtur. Evlilik bir yol, boşanma bir sonuçtur. Tatile gitmek bir yol, eve dönmek bir sonuçtur. Uyumak bir yol, uyanmak bir sonuçtur. Şimdi sonuçlara bir bakalım. İnsana dair mutlulukları, acı veren duyguları, heyecanları, korkuları nerede yaşarız. Tabi ki yolda yaşarız. O zaman yol, sonsuzluğun dilidir, sonuç ise bir bitiş. Sadece bitişte mutluluk yaramak, hayatı hiç yaşamamak gibi bir şeydir belki de. Final iyi ya da kötü bitebilir ve çok kısadır, fakat yol uzundur orada birçok hazzı, acıyı yaşamak hayatın ta kendisidir.  Önünüzde bir yol duruyorsa, asla bu yolda yürümekten vazgeçmeyin. Bir yolda yürümenin güzelliğini ancak o yolda yürüyerek anlayabilirsiniz. Önünüze bir fırsat çıkarsa sakın el alem ne der diye kokmayın. Arkanıza bakmadan o yolda yürüyün. Yürümediğiniz yol, her daim sizde pişmanlık yaratacaktır. Sürekli pişmanlık yaşamak, insanı depresyona sokar. Sürekli depresyonda insanı öldürür. Yürünecek bir yol varsa şayet, durmak aptallıkla eş değer olabilir.  Önünüze çıkan yolda, bolca aşık olun, bolca sevin, sevdiğinize sarılın ve birbirinizi mutlu etmeye çalışın. Korkularından, arınamayan kişiler asla mutlu olamazlar. Korkular insanı kısıtlar ve üzüntünün, derdin kısır döngüsünü yaşar. Bazen durağan ve mutlu olmadığınız hayata dur diyebilmeli ve yeni başlangıçlar yapabilmelisiniz.

Yol, herkesin yürümesi için vardır. Yol durmak için değildir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner44

banner46

banner42

banner40