Sakarya’da emri vermişti Mustafa Kemal,

‘Hatt-ı müdafaa yoktur; sath-ı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı

vatandaş kanıyla sulanmadıkça vatan terk olunamaz’…

1921 yılının Eylül ayının ilk günlerinde Polatlı’ya kadar gelmişti Yunan askerleri…

Ama geri durur mu vatan evlatları,

Püskürttüler düşmanı Çal Dağından öteye,

Yunan geri çekildi Afyon- Eskişehir hattının doğusuna doğru…

13 Eylül 1683 günü Viyana'da başlayan çekilme, tam 238 sene sonra, 13 Eylül’de Sakarya'da

durdurulmuştu…

Bu zafer tüm yurtta heyecan yaratmıştı.

Yılların getirdiği hasretle,

Kadını, erkeği, genci, yaşlısı,

Bir an önce düşmana taarruz etmek istiyorlardı.

Ama bekledi Gazi Mustafa Kemal,

Yaklaşık 1 yıl bekledi…

Cephelerde eksik kalmasın istedi…

Beklerken, düşmanı yurttan atmak için tüm planlamaları yaptı,

Sessiz ve düşmanda kuşku uyandırmadan,

Bir yanında Mirliva Fahrettin ve Mirliva Kazım diğer yanında ise Mirliva İsmet ve Mirliva Rüştü ile…

Karargâhta daha nice kahramanlarla…

Yazın başlangıcı, aynı zamanda yazgının kaleme alınacağı 1922’nin haziran ayında taarruz kararını aldı

Başkomutan…

Hazırlıklar başladı gizliden gizliye…

20 Ağustos’ta Akşehir’de topladı tüm komutanları…

Düşman uyanmasın diye 21 Ağustos’ta Çankaya köşkünde bir çay daveti verileceği gazete ve ajanslara

bildirildi.

Düşman Atatürk’ü Çankaya’da bile dursun,

Yapılacak harekatın tam bir baskın olacağı belliydi…

Ve 26 Ağustos sabahı…

Gün atmak üzere,

Saat sabahın 4’ü…

Gazi Mustafa Kemal, Genel Kurmay Başkanı Kazım Paşa ve Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa ile çıktı

Kocatepe’ye…

Emri verdi ve taarruz topçu atışları ile başladı…

Düşman şaşkın, neye uğradığını şaşırdı.

Kaleciktepe’den Çiğiltepe’ye 15 km’lik hat temizlendi ilk gün…

27 Ağustos Pazar sabahı,

Tüm cephelerde yeniden saldırıya geçti askerlerimiz…

Gün batmadan önce Afyon kalesine Türk bayrağını diktiler…

28 Ağustos ve 29 Ağustos’ta düşmana geri çekilme izni verilmedi.

Bağımsızlığın, “Düşmanı Vatan’ın Bağrında Boğmak!” ile mümkün olacağını biliyorlardı çünkü…

İkmal yolları kesildi düşmanın…

Ve 30 Ağustos…

‘Sarışın bir kurda benziyordu…

Mavi gözleri çakmak çakmaktı…’

Başkomutan geçti cephenin en ön saflarına,

Büyük taarruz böyle başladı,

Uşak’ın Çal Köyü çevresinde çarpışmalar yoğunlaştı,

Düşman çembere alınmıştı…

Teslim olmaktan başka çareleri kalmamıştı…

Kaçabilenleri İzmir’e doğru kovaladı askerler…

Ve tarihi emir de 1 Eylül 1922 günü geldi.

‘Ordular ilk hedefiniz Akdeniz’dir. İleri’…

9 Eylül 1922

Tam on beş gün sonra,

400 km aşıldı…

9 Eylül sabahı İzmir’e girildi…

Dağlarında çiçekler açtı İzmir’in…

Ve zafer böyle yazıldı tarihe…

Bir milletin var olma mücadelesidir Zafer…

Umuttur…

Ezilen ve sömürülen tüm milletlere örnektir…

İmkânsız gibi görünenlerin gerçekleşmesidir…

Zaferin 100. Yılında,

Zaferin tüm kahramanlarına saygıyla…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.